Ürün Kodu: ismailaga0021
Marka: İsmailağa Yayınevi
Mülteka’l-Ebhur, Osmanlı âlimi ve fakihlerinden İbrahim el-Halebi’nin el-Muhtâr, Kenzü’d-Dekâ’ik ve el-Vikâye ile birlikte dördüncü asır Hanefî muhtasar geleneÄŸini en iyi ÅŸekilde yansıtan Ahmed b. Muhammed el-Kudûrî’nin el-Muhtasar’ını esas almak suretiyle kaleme aldığı güzide eseridir. Bu kıymetli eser yazıldığı günden günümüze deÄŸin çok ilgi görmüş okunmuÅŸ ve okutulmuÅŸtur.
Hanefi mezhebinde mütûn-i erbaa olarak bilinen müteahhirun devri Hanefî âlimleri arasında meşhur olan dört güzide eser vardır. Bunlar:
Önemle ÅŸunu belirtelim ki, Hanefî mezhebi tarihinde “Mütûn-i Erbaa” olarak bilinen müteahhirîn devri Hanefî âlimleri arasında meÅŸhur olan dört eser vardır. Bunlar, sekizinci yüzyılın başından itibaren gerek fıkıh eÄŸitimi gerekse fetva ve kazâ faaliyetlerinin temel metinleri olarak kabul edilmiÅŸtir.
Mülteka’l-Ebhur, İbrahim el-Halebi Rahimehüllâh’ın mütûn-i erbaa denilen Kudûrî’nin el-Muhtasar’ı ile el-Muhtâr, Kenzü’d-Dekâ’ik ve el-Vikâye gibi Hanefî fıkhının meÅŸhur metinlerini süzerek kaleme aldığı en meÅŸhur eseridir. 17.000’den fazla fıkhî meseleyi ihtiva eden Mülteka’l-Ebhur, Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulmuÅŸ, aynı zamanda kadıların ve müftülerin baÅŸvuru kaynaklarından birini teÅŸkil etmiÅŸtir. Mülteka’l-Ebhur, Molla Hüsrev’in Dürerü’l-Hükkâm’ı ile birlikte Osmanlı Devleti’nin yarı resmî hukuk külliyatı niteliÄŸini taşıyan eser birçok defa basılmış olup üzerine elliden fazla ÅŸerh yazılmıştır.
Mülteka’l-Ebhur üzerine müellifi İbrahim el-Halebî daha hayattayken birçok ÅŸerh yazılmıştır. Müellifin talebesi Süleyman b. Ali el-Karamânî’nin günümüze ulaÅŸmayan ÅŸerhi, Mültekâ ÅŸerhlerinin ilkidir. Mekke’den Kırım’a, Filibe’den Kahire’ye kadar Osmanlı coÄŸrafyasının hemen her yerinde Mültekâ üzerine ÅŸerh yazılmıştır.
Osmanlı’nın mümtaz âlimlerinden ve fakihlerinden biri olan İbrahim el-Halebi Rahimehüllâh (doÄŸum tarihi kesin olmamakla beraber) Haleb’te doÄŸmuÅŸtur. İlk dönemlerinde bir sanatla meÅŸgulken gördüğü bir rüya üzerine ilme yönelmiÅŸtir. Temel eÄŸitimini Haleb’te görmüş yanı sıra Åžam’da da bazı âlimlerden ders almıştır.
İbrahim el-Halebi baÅŸlangıçta Kahire’ye giderek yedi sene kadar akli ilimleri tahsil etmiÅŸ ve Haleb’e dönmüştür. Sonrasında kendisine ilim okumaktan maksadın nakli ilimleri tahsil etmek olduÄŸu söylenmiÅŸ bunun üzerine Åžam yoluyla Hicaza gitmeye karar vermiÅŸtir. Åžam’a gelince Ebü’l-Mevâhib b. Abdülbâkî, İlyâs el-Kürdî, Muhammed Habbâl, Åžihâbüddîn Ahmed el-Gazzî gibi âlimlerden okumuÅŸtur. Ayrıca tasavvuf yolunda ise Abdülganî Nablüsî Rahimehüllâh’tan istifade etmiÅŸtir. Sonraları Hicaz yolculuÄŸuna devam ederek Mekke-i Mükerreme’ye varmış ve orada bulunan ilim erbabından da istifade etmiÅŸtir. İbrahim el-Halebi Rahimehüllâh, Mekke-i Mükerreme’de nakli ilmini de tamamladıktan sonra tekrar Kahire’ye dönmüş ve orada bulunan Hanefî mezhebinin büyük âlimlerinden Seyyid Ali ed-Darîr’den ilmi çalışmasını devam ettirmiÅŸ ve çokça istifade etmiÅŸtir. Aynı zamanda bu büyük âlimin ders vermede yardımcısı ve vekili olmuÅŸtur. Ayrıca Kahire’de Åžeyh Mûsâ el-Hanefî, Åžeyh Süleymân el-Mansûrî, Åžeyh Sâlim en-Nefrâvî, Ahmed b. Abdülmün‘im ed-Demenhûrî, Ali İmâdî, Muhammed b. Yûsuf, Mensûr el-Menûfî gibi âlimlerden de istifade ederek bir çoÄŸundan icâzet almıştır. Zahiri ve batıni ilmini ikmal ettikten sonra bir müddet tedris faaliyetin te bulunan İbrahim el-Halebi Rahimehüllâh, yüksek ilmi ve üstün ÅŸahsiyeti sebebiyle kısa bir süre içerisinde çok geniÅŸ ders halkası kurmuÅŸ ve birçok talebe yetiÅŸtirmiÅŸtir. İcazet aldıktan sonra tedrisat döneminde ilk okuttuÄŸu kitap “Dürrü’l-Muhtâr” kitabı olup, yanı sıra “Hidâye” ve baÅŸka kitapları da okutmuÅŸtur.
İlmi, zekâsı ve ifadesinin kuvvetliliÄŸi sebebi ile kısa sürede meÅŸhur olan İbrahim el-Halebi, bir müddet talebe yetiÅŸtirdikten sonra 906 (1500) yılı civarında İstanbul’a gelerek yerleÅŸmiÅŸtir. Burada çeÅŸitli camilerde imamlık ve tedris faaliyeti yaptıktan sonra Fâtih Camii’ne imam olmuÅŸ ve ilmi faaliyeti burada da devam ettirmiÅŸtir. Aynı ÅŸekilde Sultan Selîm ve Ayasofya Câmii medreselerinde ve Süleymaniye Medresesi’nde de dersler vermiÅŸtir.
İbrahim el-Halebi Rahimehüllâh, son derece mütevazi bir hayat sürmüş, yumuÅŸak huyluluÄŸu ve nezaketiyle tanınmıştır. Hemen hemen bütün zamanını ibadete ve ilme adamış, ilmi kiÅŸiliÄŸi olarak özellikle fıkıh, tefsir, kıraat ve hadiste otorite kabul edilmiÅŸtir. İstanbul da bulunduÄŸu zaman zarfında Åžeyhülislâmlık ve Kadı askerlik makamlarına gelecek zatların da bulunduÄŸu birçok âlime-ilim erbabına hocalık yapmıştır. Ömrünün sonlarına doÄŸru, yaşı ilerlemiÅŸ ve bünyesi de zayıflamış olmasına raÄŸmen, ilme olan düşkünlüğünden dolayı gece-gündüz kitap mütalaa etmiÅŸ ve teliflerde bulunmuÅŸtur. Son söz olarak; İbrahim el-Halebi Rahimehüllâh, Sâdî Çelebi’nin Fatih’te yaptırdığı Dârülkurrâ’ya müderris olarak tayin edildiÄŸi görevinde iken doksan küsur yaÅŸlarında vefat etmiÅŸ ve Edirnekapı Mezarlığı’na defnedilmiÅŸtir. Allah Teâlâ Rahmet Etsin, Fakihlerle HaÅŸreylesin Âmin.
İbrahim el-Halebi Rahimehüllâh, birçok eser kaleme almış olup risâlelerinin çoğu kendi zamanında tartışma konusu edilen meselelerle alakalıdır.
| Åž***** E**** | |
| 21 Mayıs 2025 | |
Kitabı çok beğendim içeriği çok güzel hazırlanmış ve şehir dışında olmama rağmen cok çabuk elime ulaştı teşekkür ederim ???? | |
| V***** A****** | |
| 15 Eylül 2023 | |
selamun aleykum keşke başlığa taharet ve süt emme diye belitseydiniz | |